ankara patlaması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ankara patlaması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2016 Salı

Muhalefete ortak deklarasyon çağrısı!

Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, saldırıyla ilgili olarak bir kadın canlı bombanın kimliğinin kesinleşmek üzere olduğunu, ikinci bir kişinin de kimlik belirleme çalışmalarının sürdüğünü kaydetti. Kurtulmuş, teröre karşı Meclis'te grubu bulunan 4 siyasi partiye ortak deklarasyon çağrısı yaptı. Numan Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası Ankara patlamasına dair açıklamalarda bulundu. Ankara'daki terör saldırısında 37 kişinin vefat ettiğini, bunlardan 35'inin kimliklerinin tespit edildiğini kaydeden Kurtulmuş, kadın saldırganın kimliğinin kesinleşmek üzere olduğunu, ikinci bir erkek şahsın da kimliğinin tespit edilmesi amacıyla çalışma yürütüldüğünü söyledi. İşte Kurtulmuş'un açıklamalarından satır başları: Herkesi, bu menfur hain saldırı karşısında sesinin yettiği kadar, gücünün yettiği kadar, en üst perdeden bu işi lanetlemeye, bu işi yapanları ve arkasındaki odakları kınamaya davet ediyoruz. Hiç kimse, bu terör saldırısı, bu şiddet olayı karşısında herhangi bir şekilde mazeret üretmesin. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde grubu bulunan bütün partilerin yine bir araya gelerek terör saldırısı karşısında ortak bir deklarasyon yayınlamasının, Türkiye kamuoyunun içine itilmeye çalışıldığı bu ortamda önemli bir mesele olacağını ve Türkiye kamuoyunda teröre karşı ortak bakış açısı oluşturacağına inanıyoruz. Dün akşamki saldırılar sonucu 37 kişi vefat etti. Bunlardan 35'i ailelerine kimlikleri tespit edilerek teslim edildi. Bir kadının canlı bomba olduğu kesindir. Kimliği konusunda herhalde bu akşam gece saatlerine kadar DNA testleri karşılıklı olarak kontrol edilerek yapılacak ve kesinleştirilecektir diye ümit ediyoruz. Bu çerçevede ikinci bir erkek şahsın da kimliği henüz tespit edilememiştir. Onunla ilgili olarak da hem kimliğiyle ilgili farklı alternatifler vardır. Ama kesinleşmediği için 'şu kimlik sahibidir' dememiz doğru değildir. Zaman zaman bu örgütlerin adı değişiyor, zaman zaman saldırıların niteliği değişiyor ama saldırıların hepsinin ortak bir amacı var; 'Türkiye güçlü bir ülke olarak yoluna devam etmesin, Türkiye içine kapansın, Türkiye demokratik standartları yüksek bir ülke olarak reform istikametinde atması gereken adımlarını atmasın, Türkiye bu anlamda içine kapanarak, bu şiddet sarmalının karşısına çıkarmış olduğu kendisine dikte edilecek bir gündemin içerisine hapsolsun.' Asla böyle olmayacak. Bütün vatandaşlarımızın bu konuda müsterih olmasını istiyoruz. (Ankara Emniyet Müdürlüğü görevinin vekaleten yürütülmesi) Herhangi bir emniyet müdürünün atanması meselesi, ilgili bakan arkadaşımızın ve ilgili kurumun tasarrufudur. Ama bürokraside temel bir kural var. Vekil asil gibidir. Herhangi bir kimse vekil oluyor diye sorumlulukları azalıyor değil. Vekaleten herhangi bir görevi yürüten kişi aynen asaleten yürüten kadar o işin sorumlusudur. Ne bir fazladır, ne bir eksiktir. Kimse şöyle bir yanlış algı içinde olmasın, emniyet müdürü vekil diye sorumlulukları az bir emniyet müdürü yok karşımızda."

Erdoğan'dan çok sert terör çıkışı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki saldırının terörün gerçek yüzünü gösterdiğini söyledi. Kızılay'daki eylemin sadece Ankara'yı değil toplumun tamamını hedef aldığını ifade eden Erdoğan, teröristleri sevindirmeyeceğini, Türkiye'nin mücadelesinin devam edeceğini söyledi. Beştepe'deki Adli Tıp Bayramı buluşmasında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'da yaşanan terör saldırısını değerlendirdi. Halka açık mekanlarda gerçekleştirilen saldırıların belirli hedeflerinin olduğunu söyleyen Erdoğan şöyle konuştu: "Suruç'ta, Ankara Garı'nda, İstanbul Sultanahmet'te yine Ankara Merasim Sokaktaki saldırıların hepsini de belirli hedeflere yönelik değerlendirebiliriz. Ancak son saldırı Ankara'da yaşayan veya Ankara'ya yolu düşen herkesin bulunma ihtimali olan bir yerde, pazar gibi insan çeşitliliğinin zirvede olduğu bir günde, kalabalığın en fazla olduğu akşam saatlerinde gerçekleştiriliyor. Kızılay'daki eylem şu veya bu kesime değil, doğrudan toplumun tamamına yönelik bir saldırı olması dolayısıyla yani toplumun özetine yönelik bir saldırı olması dolayısıyla terör örgütünün gerçek yüzünü gösteren bir hadisedir. Elinde silahı olan teröristle, unvanını ve kalemini teröre destek olma noktasında kullananların arasında fark yoktur. Unvanının Milletvekili olması, gazeteci olması STK yöneticisi olması, o kişinin aslında bir terörist olduğu gerçeğini değiştirmez. Tetiği çeken terörist olabilir ama teröristin amacına ulaşmasını sağlayan bunlardır. Terör tanımını, terörist tanımını en kısa sürede yeniden yapılarak Ceza Kanunumuza derç etmeliyiz diye düşünüyorum. Terör örgütlerine destek verdikleri için güvenlik güçlerimizce yakalanan kişilerin adliyenin bir kapısından girip, diğerinden çıkıp gitmesi artık tahammül edebileceğimiz bir durum değildir. Bu mesele düşünce özgürlüğü, basın özgürlüğü veya örgütlenme özgürlüğü meselesi değildir." Böylesine acı bir hadiseyi siyasi rant devşirme vesilesine dönüştürmeye çalışanları da milletimiz asla unutmayacak ve affetmeyecektir. İçeride ve dışarıda bugün bize bedel ödettiklerini sananlar gerçek bedeli kendileri ödeyeceklerdir. Bunun da böyle bilinmesini isterim. Biz, milletimizin, bayrağımızın, vatanımızın, devletimizin bekası için bin yıldır bedel ödüyoruz, ödemeye devam etmekten de çekinmeyiz. Bugün bize en alçak, en sinsi, en insanlık dışı yöntemlerle saldıranlar, inanın bana bedel ödeme günü geldiğinde hayvandan daha aşağı bir konuma düşecekler ama yine de kendilerini bekleyen akıbetten kurtulamayacaklardır."

Davutoğlu'ndan Kandil'e operasyon açıklaması

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara'daki terör saldırısıyla ilgili 11 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Saldırgana ilişkin DNA çalışmasının sürdüğü belirten Davutoğlu, saldırının hangi örgüt tarafından gerçekleştirildiği konusunda "neredeyse kesinleşmiş" bulgular olduğunu söyledi. Davutoğlu, Ankara'daki terör eylemi sonrası Kandil'e hava operasyonu düzenlendiğini de açıkladı. Davutoğlu, Ankara'daki terör saldırısında yaralananları Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi'nde ziyaret etti. Davutoğlu'na, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik de eşlik etti. Soruşturmanın sürdüğünü vurgulayan Davutoğlu, ilk tespitlerin PKK'yı işaret ettiğini açıkladı. Saldırının perde arkasına dair konuşan Davutoğlu, 11 kişinin gözaltına alındığını söyledi. "Saldırının kaynağı tesbit edildi, DNA çalışması sürüyor" diyen Davutoğlu, kararlılık mesajı verdi. Saldırının hangi örgüt tarafından gerçekleştirildiği konusunda "neredeyse kesinleşmiş" bulgular olduğunu kaydeden Davutoğlu, PKK'yı işaret etti. Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasından önemli başlıklar: "Bu terör saldırılarının hedefi bütün milletimizdir. Terör saldırılarını gerçekleştirenler ise dünyanın en barbar, en alçak, hain odaklarıdır. Evine gitmek için otobüs durağında bekleyen ya da seyir halinde otobüs içinde sevdiklerine kavuşmak için yola çıkan insanlara karşı böyle bir saldırı gerçekleştirenler, insan olamazlar. Barbarlığın en alçakçasını yapmışlardır. Bu barbarca ve milletimizi hedef alan saldırılar, kesinlikle amacına ulaşmayacaktır. Dün ve bugün yapılan çalışmalar neticesinde, bu hain saldırının kaynağı açık bir şekilde tespit edilmiştir. Şu anda DNA çalışmaları sürüyor. En kısa sürede çok net bir şekilde fail ve arkasındaki güçler ortaya konulacak, tespit edilecektir. Bu terör saldırısı, Türkiye'nin 23 Temmuz'dan bu yana, özellikle de bölücü terör örgütüne karşı, DEAŞ'a karşı, DHKP-C'ye karşı sürdürdüğü son derece haklı ve başarılı faaliyete, mücadeleye karşı yapılan bir hamledir. Hiç kaygılanmayın, hainler ve alçaklar ne kadar barbarca saldırılar yaparlarsa yapsınlar, onun karşısında en güçlü iradeyle duracak bir devletimiz, milletiniz, ülkeniz var. Bu ülkenin bekası gelecek nesillerin başı dik ve özgür bir ülkede korkusuzca yaşayabilmeleri için atılması gereken adımlar ne olursa olsun atmakta bir an dahi tereddüt etmeyeceğiz. Bu terör odaklarına ve arkasındaki sahiplerine de sesleniyorum; bizim irademizi kıramayacaksınız. İşte dün gece bu olaya müteakip, olayın terör örgütü anlamında tespitini müteakip Silahlı Kuvvetlerimiz Kuzey Irak'ta çok kapsamlı bir harekat gerçekleştirdi. Aynı şekilde Nusaybin'de, Yüksekova'da bu terör odaklarına karşı mücadelemiz en kararlı şekilde sürüyor. Özellikle bölücü terör örgütünü işaret eden, çok ciddi, neredeyse kesinleşmiş bulgular var ama bütün araştırmalar bitince çok daha net ifade edebileceğiz bu hususu. Şu ana kadar 11 gözaltı yapıldı. Bütün bir network, bütün bir ağ ortaya çıkartılıyor. Şu anda elimizde olan bilgileri paylaşırken son derece teenniyle davranıyoruz. Üzerinde çalıştığımız ve ortaya çıkartılması gereken bir cinayet şebekesi var, bir terör şebekesi var. Biraz önce dayanışma için ziyaretime gelen Sayın Bahçeli'ye de teşekkürü bir borç biliyorum. Bugünler siyasiler için de imtihan günleridir. Kim bu acıları siyasi hesaba tahvil etmek etmek isterse, kim bu acılar üzerinden siyasi bir hesap görmek isterse millet karşısında hesap vermek zorunda kalır. Bu bir siyasi parti meselesi değildir. Bu bir ideoloji, şu veya bu siyasi görüş meselesi de değildir. Bu her şeyden önce bir insanlık meselesidir. Her seferinde terör saldırılarından sonra ortak tavır için çağrıda bulunduk. Ama maalesef bu çağrılara istediğimiz ölçüde cevap gelmedi hiçbir zaman. Ümit ederiz bu sefer bütün partiler terörü lanetleme konusunda ortak bir tavırda buluşurlar."

Özgür Gündem için toplatma kararı!

Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, Özgür Gündem gazetesinin bugünkü nüshasının "toplatılması" yönündeki talebinin kabulüne karar verdi. Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunda görevli cumhuriyet savcısı, karar üzerine Emniyete yazı gönderdi ve gazetenin bugünkü nüshasına, toplatılarak, el konulmasını istedi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Gündem gazetesinin bugünkü nüshası hakkında "terör" suçu kapsamında soruşturma başlatmıştı. Soruşturma kapsamında, gazetenin bugünkü nüshasının toplanması için sulh ceza hakimliğinden talepte bulunulmuştu. Talep yazısında, Ankara'daki terör saldırısına ilişkin, "olaya iştirak etme şüphesi bulunan kişilerin ve kullandıkları araçların bilgilerinin yayınlanarak, olayın aydınlatılmasının, şüphelilerin yakalanmasının ve irtibatlarının deşifre edilmesinin engellenmesi için Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin, tamamlanıncaya kadar soruşturmaya yayın yasağı getirdiği hatırlatılmıştı. Başsavcılığın, Özgür Gündem gazetesinin yetkilileri hakkında soruşturma başlattığı anımsatılan yazıda, gazetenin bugünkü nüshasının ilk sayfasında "Newroz'un Ayak Sesleri", "Baharı Erteleyemezsin", "Sur'da 7 infaz daha" ve "Ankara'da patlama" başlıklı haberlere dikkat çekilerek, şu ifadelere yer verilmişti:

"Haberlerin içeriği ve altında kullanılan fotoğrafların tümü birlikte değerlendirilip yorumlandığında, 13 Mart 2016 günü Ankara Kızılay'da patlatılan bombaya atıf yapılarak, terör eylemini övücü nitelikte yayın yapılmak suretiyle 3713 Sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın 7/2. maddesi uyarınca terör örgütü propagandası, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 214, 215. ve 216. maddeleri kapsamında suç işlemeye tahrik, suçu ve suçluyu övme, halkı kin ve düşmanlığa tahrik niteliğinde yayın olduğu anlaşılmakla, Özgür Gündem gazetesinin 14 Mart 2016 tarihli nüshalarının Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 26/6. madde, 5187 sayılı Basın Kanunu 25/2 ve Ceza Muhakemesi Kanunu 123-127. maddesi hükümleri gereğince toplatılmasına ve el konulmasına karar verilmesi kamu adına talep olunur."

Erdoğan ve Davutoğlu'ndan Ankara zirvesi!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe'de Başbakan Davutoğlu'nu kabul edecek. Kabulün, Ankara'da meydana gelen terör saldırısı ekseninde bir değerlendirme niteliği taşıdığı bildirildi.

Ankara patlaması 4 yaşındaki kızını kucağına alıp...

Ankara'daki terör saldırısında, annesiyle eve gitmek için otobüs durağında bekleyen 4 yaşındaki Nisanur Alımcı da yaralandı. Saldırıda hafif yaralanan Nisanur Alımcı, olaydan hemen sonra Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Anne Alımcı olay anına ilişkin, "Kızımla durakta oturuyorduk, patlama oldu. Kıyamet koptu zannettim. Her tarafımıza camlar, parçalar geldi. Kızımı kucağıma aldım, sürekli koştum" dedi.  Sabah saatlerinde yaralıların durumu hakkında bilgi almak için hastaneye gelen Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Nisanur'u da ziyaret etti.  Nisanur'un annesi Yıldız Alımcı, olay anını anlattı. KIYAMET KOPTU ZANNETTİM  Otobüs durağında beklediklerini dile getiren Alımcı, "Kızımla durakta oturuyorduk, patlama oldu. Kıyamet koptu zannettim. Her tarafımıza camlar, parçalar geldi. Kızımı kucağıma aldım, sürekli koştum" dedi. Çankaya ilçesine bağlı Dikmen semtinde oturan annesini ziyaret ettiğini, Keçiören'deki evlerine gitmek için otobüs beklediklerini belirten Alımcı, bu sırada yanında 7 aylık hamile kız kardeşinin de olduğunu söyledi. Saldırı anındaki karmaşada, oğluyla olay yerinden uzaklaşmaya çalışan kızkardeşiyle birbirlerini kaybettiklerini anlatan Alımcı, daha sonra kardeşi ile oğlunun başka bir hastaneye kaldırıldığını ve durumlarının iyi olduğunu öğrendiklerini kaydetti. Alımcı, "Çok şükür iyiyiz hepimiz. Ama çok korkunç bir olay. O anı unutamıyorum. Allah, oradaki herkese yardım etsin" ifadelerini kullandı.

Ankara saldırısı sonrası en çok bu yazı okundu!

ANKARA'da yaşayan İngiliz müzisyen James Taylor'ın, Kızılay'daki kanlı terör saldırısının ardından Facebook'ta paylaştığı bir yazı, sosyal medyada büyük ilgi uyandırdı. Facebook'ta yaptığı paylaşım İngiliz Independent gazetesi ve Amerikan Newsweek dergisi tarafından da haberleştirilen Taylor, yönelttiği "Charlie oldunuz. Paris oldunuz. Peki Ankara olacak mısınız?" sorusuyla uluslararası kamuoyunu hain saldırının kurbanları için empati kurmaya davet etti. Taylor'ın gece yarısı paylaştığı yazı şu ana kadar 50 binden fazla Facebook kullanıcısı tarafından paylaşıldı. Yaklaşık 4 bin yorum alan ve 60 bini aşkın kişi tarafından "beğenilen" bu paylaşım, sosyal medya kullanıcılarının takdirini topladı. SAVAŞ BÖLGESİ DEĞİL MODERN VE HAREKETLİ BİR KENT "Bu; Northampton'da, Drapery'deki Debenhams'ın dışında bir bomba patlaması gibi bir şey... Ya da Birmingham'daki New Street'te... Veya Londra'daki Piccadilly Circus'ta..." diye yazan Taylor, insanlardan şu soruların yanıtlarını düşünmelerini istedi: "Orada olduğunuzu hayal eder misiniz? Her gün yürüyüp geçtiğiniz yerleri, kullandığınız otobüs duraklarını, aşındırdığınız yolları?" Facebook'ta asıl memleketi Northampton olarak gözüken İngiliz müzisyen, "Birçok insanın düşündüğünün aksine; Türkiye, Ortadoğu değil... Ankara bir savaş bölgesi değil. Normal, modern ve hareketli bir kent. Tıpkı diğer Avrupa başkentleri gibi. Kızılay da tam onun kalbi, merkezi..." ifadesini kullandı. "ANKARA BENİM EVİM" "Londra, New York, Paris'teki terör saldırılarına bakıp, kurbanların acılarını hissetmek ve üzülmek çok kolay. O zaman neden Ankara için de aynısı olmuyor? Nedeni, Ankara'nın bu kentlerden farksız olduğunu anlayamamanız mı?" ifadesini kullanan Taylor, yazısını şöyle bitirdi: "Ankara benim evim. 18 aydır böyle. Evim olmaya da devam edecek. Charlie oldunuz. Paris oldunuz. Peki Ankara olacak mısınız?" "HEPİMİZ İNSANIZ" VURGUSU Taylor'ın profilinde, "Röportaj yok. Siyaset yok. Hepimiz insanız" yazılı olduğu görüldü. KONSER İÇİN GELMİŞTİ Edinilen bilgiye göre; Taylor, 1-2 yıl önce konser için geldiği Türkiye'de bir Türk kızına gönlüne kaptırdıktan sonra Ankara'ya yerleşti.

Yalçın Akdoğan açıkladı Ankara saldırısında...

Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, Ankara Kızılay'da meydana gelen bombalı saldırıda Vakıflar Genel Müdürlüğü Başmüfettişi Oğuzhan Dura'nın da yaşamını yitirdiğini duyurdu. Başbakan Yardımcısı Akdoğan, sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Dura için Allah'tan rahmet dileyerek "Vakıflar Genel Müdürlüğümüzde başmüfettiş olan Oğuzhan Dura da Güvenpark'taki saldırıda hayatını kaybetmiştir. Allah rahmet eylesin" dedi.