bilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2018 Pazartesi

filmlerdeki gibi hafıza transferi yapıldı

Amerikalı bilim adamları, salyangozlarda Ribo Nükleik Asit (RNA) ile hafıza transferi yaptı ve yapay hafıza oluşturmayı başardı.

14 Ocak 2016 Perşembe

Bilim insanları zeka genlerini buldu

Bilim-Teknoloji22.12.2015 Salı 13:58Haber: Metin Güneş / Londra / CNN TÜRKmetin boyutuLondra'da tıp alanındaki araştırmalarıyla ünlü Imperial College, insanların zeki olup olmamasını belirleyen bir dizi gen buldu. video haberYeni teknoloji 3D adli tıp
Bilim insanları şimdi bu genlerle oynanarak beyin gücünün arttırılabileceğine inanıyorlar.
Araştırmacılar uzun bir süreden beri zekanın kalıtım yoluyla geçtiğine inanıyordu. Yapılan deneylerle de zekanın yüzde 75'inin soyaçekim ile geçtiği, geri kalanın ise okul ve arkadaş grupları gibi çevre faktörleri tarafından belirlendiği kanıtlandı.
Ancak şimdiye dek hiçkimse daha iyi hafıza, dikkat, beynin bilgiyi işleme hızı ve mantık yeteneklerini belirleyen genleri kesin olarak saptayamamıştı.
Londra'daki Imperial College, bu genlerin hangi genler olduğunu belirledi.
Söz konusu genler bir futbol takımına benzetildi. Oyuncuların tamamı doğru pozisyonlarında oynadığında, beyin fonksiyonlarının en ideal biçimde yerine getirildiği ve bunun da düşünce berraklığı, hızlı düşünme yeteneği ve parlak zekalılık gibi sonuçlar doğurduğu belirlendi.
Ancak genler mutasyona uğramış ya da yanlış bir şekilde sıralanmışsa, o zaman da düşüncede durgunluk ve hatta ciddi kognitif yetersizliğe neden olduğu ortaya çıktı.
Bilim insanları bu genleri düzenleyen bir "ana şalterin" var olduğuna inanıyor ve bu şalterin bulunması halinde de herkesin zeka düğmesini çevirerek açmanın mümkün olabileceğini düşünüyor.

Dakika dakika neler oluyor? Öğrenmek için hemen tıklayın.
zekabilim insanıgen

6 Ocak 2016 Çarşamba

Çocuklara sosyal medya yasağı getiriliyor

Bilim-Teknoloji24.12.2015 Perşembe 09:29metin boyutuAile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, Youtube, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya kullanımında belli bir yaşın altındakilere yasak getirileceğini söyledi. Yasaklamada yaş sınırı "12 mi 16 mı olsun" yönünde çalışma yapıldığını belirten Bakan "Anne ve babalar, çocukların çantalarına baktığı kadar cep telefonlarına ve bilgisayarlarına girip bakmaları lazım" dedi.video haberBakan Ramazanoğlu: "İki ana, iki kadın olarak biraz ağlaştık"
Milliyet'ten Önder Yılmaz'ın haberine göre Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, TBMM ’deki özel sohbetinde Avrupa Parlamentosu ’nda 16 yaşından küçük çocuklar için Facebook, Youtube ve Twitter kullanımı yasağı getiren bir düzenlemenin sözkonusu olduğunun anımsatılması üzerine, “Böyle bir çalışma yapıyoruz” karşılığını verdi.
Buna göre, küçük çocukların Youtube, Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım ağlarını kullanması, ancak veli izni şartıyla mümkün olabilecek. Yasa onaylanırsa, ad, soyadı, doğum tarihi gibi kişisel verileri toplayarak hizmet veren e-mail web siteleri, sosyal paylaşım siteleri, bloglar ve hatta arama motorları için söz konusu hüküm geçerli olacak. Çocukların güvenlik internet kullanımı için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Başkanlığı ’nın tüm bakanlıkların katıldığı bir çalışma başlattığını açıklayan Ramazanoğlu, “Bakanlık olarak biz de bu çalışmaya dahil olduk. İçişleri, Milli eğitim, Adalet bakanlıkları gibi bazı bakanlıkların katıldığı bir çalışma var. Burada getirilecek olan yaş sanırının henüz nihai karara varılmadı” diye konuştu.
"Filtreler kırılıyor"
Ramazanoğlu, ne kadar yasal düzenleme de yapılsa ailenin tutumunun çok önemli olduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti: “Aslında aileleri eğitmemiz lazım. Anneler ve babaların çocuklarının çantalarına baktıkları kadar cep telefonlarına ve bilgisiyarlarına da girip bakmaları lazım. Filtre koyuyorsunuz engelleyici sistemler koyuyorsunuz onları kırıyor, aşıyorlar.”

"Okullaşma süreci 4 buçuk yıl"
Öte yandan eğitimede değinen Ramazanoğlu, “Şu anda Türkiye ’de kız çocuklarının okullaşma süreci yaklaşık 4,5 yıl civarında. Bu demektir ki kız çocukları birinci dört yıllık eğitime gidiyorlar, ikinci ve üçüncü dört yıllık eğitimde kız çocuklarının sayısı hızla aşağıya doğru çekiliyor” diye konuştu. Kırsaldaki kız çocuğunu bırakacağı yeterli yurt olmadığı için ailelerin göç etmek zorunda kaldığını ifade eden Ramazanoğlu, yeni projeleriyle kız yurtları inşa edeceklerini ve birkaç hafta içinde bu yurtların temelini atacaklarını açıkladı.
"12 yaşına kadar telefon vermedim"
Çocukların bilgisayar başında saatlerce kalmalarının sağlıkları açısından da önemli sorunlar yaşanmasına yol açtığını dile getiren Ramazanoğlu, “ben bir doktor olarak söylüyorum, çocuklar oynamadıktan sonra hoplayıp zıplamadıktan sonra ağaçlara tırmanmayınca kas gelişimleri bile sağlanamıyor. Çocukları haftada bir kere jimnastiğe götürmekle olmuyor. Çocukların kas ve kemik yapılarının güçlenmesi gerekiyor. Sokakta, bahçede oynacak tırmanacak, parmaklarındaki kaslardan tutunda kollarındaki kaslarına kadar gelişmesi, kemiklerinin güçlenmesi lazım. Doğal olanı bu, yoksa 10 saat bilgisayarın başında oturuyor... Bir doktor olarak, bir anne olarak bunu doğru bulmuyorum bırakın bir bakan olarak. Ben 12 yaşına kadar çocuklarımın eline cep telefonu vermedim” diye konuştu.
"Vicdan Bakanlığı"
Ramazanoğlu, internete erişim konusuna benzer bir konunun uyuşturucu madde bağımlılığı konusunda da yürütüldüğün belirtti.
Toplumun her kademesine sahip çıktıklarını vurgulayan Ramazanoğlu, “Bu bakanlık, vicdan bakanlığı. Hepimiz, elimizi vicdanımıza koyduğumuz zaman, ‘bu ülkede gözümüzün görmediği, kulağımızın duymadığı bir noktada bir aç yoktur, bir gözü yaşlı yoktur, bir yetim yoktur ’ dediğimiz zaman biz, işlerimizin çoğunu halletmiş olacağız. Özellikle kız çocuklarımızın ikinci 4 yıl ve üçüncü 4 yıl okullaşma süreçlerini uzatabilmemiz için kız yurtları inşa edeceğiz” dedi.
Dakika dakika neler oluyor? Öğrenmek için hemen tıklayın.
Sema RamazanoğluFacebookTwittersosyal medyayaş sınırıyasaklama

Kanada'da 25 milyon yıllık kuş fosili bulundu

Bilim-Teknoloji17.12.2015 Perşembe 09:24Haber: AAmetin boyutuKanada'nın British Columbia eyaletine bağlı Vancouver Adası'nda yürüyüşe çıkan bir aile, tesadüfen uçmakabiliyeti olmayan 25 milyon yıllık bir kuş fosili buldu.video haberMutfakta dans var
British Columbia Kraliyet Müzesi Uzmanı Gary Kasier, fosilin sahilde yürüyüşe çıkan bir aile tarafından şans eseri bulunduğunu açıkladı. Kasier, üzerinde araştırma yapılacak kadar iyi durumda bulunan fosilin Kanada'da daha
önce hiç bulunmayan ve yaşadığı bile bilinmeyen antik dönemden kalmış penguen ya da karabatağa benzer bir kuş cinsinden olabileceğini ifade etti.
Bu kuş fosilinin, 1895 yılından bu yana Vancouver Adası'nın doğusundaki ikinci fosil olduğunu dile getiren Kasier, kuş fosillerinin diğer hayvanlarınkiyle karşılaştırıldığında toprakta bulunan asit ve diğer elementlere karşı dayanıklı olmadığını, kemiklerin ya kırılıp ufalandığı ya da zamanla eridiği için hiç bulunamadığını açıkladı.
Kasier, söz konusu kuş türünün Japonya ve Amerika'nın Oregon eyaletinde akrabaları bulunduğunu, bu aileden bazı kuşların hayattayken boyunun 2 metreyi geçtiği ve 200 kilogram ağırlığında olduklarının tahmin edildiğini
belirtti.
Kasier ve Kyoto Üniversitesi'nden meslektaşı Junya Wantanabe, fosili bulunan kuşa, bölgenin yerlileri T'Sou-Ke halkının dilinde Stemenec Suntokum (uzun boyunlu su kuşu) adını verdi. Bulunan 25 milyon yıllık fosile ilişkin
inceleme ve bilimsel çalışma, The Journal Palaeontologia Electronica isimli online bilim sitesinde de yayımlandı.
Dakika dakika neler oluyor? Öğrenmek için hemen tıklayın.
Kanadakuşfosil25 milyon yıl

5 Ocak 2016 Salı

Samsung, CES 2016 İnovasyon Ödülleri’nden 38 ödülle döndü

23.12.2015 Çarşamba 14:41metin boyutuSamsung Electronics, Uluslararası Tüketici Elektroniği Fuarı (International Consumer Electronics Show – CES) 2016 İnovasyon Ödülleri kapsamında 38 ödül birden aldı.video haberSamsung Gear S2 - Dön Bebeğim
Tüketici elektroniği ürünlerinde dikkat çeken üstün tasarım ve son teknoloji mühendisliğinin onurlandırıldığı İnovasyon Ödülleri ’nde, 27 farklı kategoride CES İnovasyon programına başvurusu yapılan ürünler, bağımsız endüstri mühendisleri ile sektör medyası üyelerinden oluşan seçkin bir heyet tarafından değerlendirildi.
1976 ’dan bu yana Tüketici Teknolojisi Derneği (Consumer Technology Association® – CTA) her yıl düzenlenen ve dünyanın en büyük tüketici teknolojileri fuarı olan CES 2016 kapsamında düzenlenen İnovasyon Ödülleri ’nde Samsung, ödül sayısını bir önceki yıla göre (2015, 36 ödül - 2016, 38 ödül) artırdı. Böylece, CES ’in son 10 yılında Samsung ’un aldığı toplam “En İyi İnovasyon” ödülü sayısı 22 ’ye ulaştı.
Tüketici elektroniği teknolojileri söktöründe faaliyet gösteren firmaların bir araya geldiği, ürün tasarımı ve mühendisliği konusundaki başarıları ödüllendiren CES, bu yıl Samsung ’u 3 ayrı “En İyi İnovasyon” ödülüyle onurlandırdı.
Ödülleri değerlendiren Samsung Electronics Kuzey Amerika Başkanı ve CEO ’su Gregory Lee; “Samsung olarak, insanların bağlantılı hayatlar sürdürmesine yardımcı olan ürünlerimiz aracılığıyla, müşterilerimize eşsiz bir deneyim sunmaya devam ediyoruz. Tüketici deneyiminde sürekli olarak yenilikçilik ve mükemmelik sağlamaya yönelik taahhüdümüzün, Tüketici Teknolojisi Derneği (CTA) ve sektör tarafından takdir edilmesinin gururunu yaşıyoruz” dedi.
Samsung ’un 18 ayrı kategoride ödül kazanan ürünleri arasında TV, Monitor, Akıllı Telefon, Tablet, Dijital Görüntüleme, Giyilebilir Cihazlar, Beyaz Eşyalarve Bellek ürünleri yer alıyor. Samsung'un ödül kazanan ürünlerinin pek çoğu, 6-9 Ocak tarihlerinde düzenlenecek olan CES 2016 Fuarı ’nda sergilenecek. Kazanan ürünlerden bazıları, 5 Ocak 2015 ’te gerçekleşecek olan Samsung CES basın toplantısında da sergileniyor olacak.
Samsung ’un ödül kazanan ürünleri:
Samsung Gear S2 – Kullanıcı arayüzünü tek bir kadran çevirişiyle kolayca kontrol etmeye imkan veren döndürülebilir bezel halkası, sezgisel kullanıcı arayüzü ve yuvarlak tasarımıyla dikkat çeken Gear S2, ajanda ve e-mail ’leri kontrol etmek, mesaj göndermek için bir bakışta görülebilen bildirimlerle kullanıcının hayatını kolaylaştırıyor.
Galaxy S6 edge+ – İzleyiciyi içine alan 5.7inç ’lik çift yanekranıyla Galaxy S6 edge+, geleneksel akıllı telefon tasarımı kavramını yıkarak sektöre öncülük eden özellikler sunuyor. Bu özelikler arasında yüksek kalite fotoğraf ve videolar çeken gelişmiş kamera, hızlı kablolu ve kablosuz şarj ve güçlü işlemci yer alıyor.

Samsung Galaxy View – Mobil eğlence kavramını yeniden şekillendirerek izleyiciyi içine alan, hareket ettirilebilir ve dokunulabilir bir TV deneyimi sunan Galaxy View; eşsiz video merkezli kullanıcı arayüzüyle, online yayın içeriğine, interaktif videolara, kitaplar ve diğer dijital içeriğe erişim sağlıyor.

Samsung Gear VR – Samsung Galaxy Note5, Galaxy S6 edge+, Galaxy S6 ve Galaxy S6 edge ile uyumlu sanal gerçeklik gözlüğü Gear VR, şaşırtıcı bir gerçeklik deneyimi için gereken renk, netlik ve performansı sağlayabilmek için her cihazın Quad HD Super AMOLED ekranından yararlanıyor.

Samsung 950 PRO 512GB – Dikey NAND teknolojisine sahip Non-Volatile Memory Express (NVMe) M.2 form faktörlü bu sabit diski (SSD), yüksek performanslı işlerin görüldüğü PC ve laptop ’ların ihtiyacına cevap vermek üzere tasarlandı. Bilgisayar destekli tasarım, veri analizi ile mühendislik simülasyonları gibi projeler için ideal olan 950 PRO, yoğun iş yükü altında dahi, kullanıcılara üstün performans, daha yüksek bant genişliği ve daha düşük gecikme süresi sağlıyor.

Samsung 850 PRO 2TB – Dünyanın ilk 2 terabaytlık sabit diski Samsung 850 PRO 2TB, hızlı veri erişim ve program yükleme sürelerinin yanı sıra enerji verimliliğinde sektöre yön veren yüksek performanslı ve yüksek yoğunluklu bir depolama cihazı. V-NAND teknolojisine sahip 850 PRO 2T, ortaya kusursuz bir güvenilirlik ve ömür boyu üstün bir performans koyuyor.
Samsung SleepSense Sleep Monitor: Bluetooth and IoT özellikli Samsung SleepSense cihazı, uyuma alışkanlıklarınızı takip edip bu alışkanlıklara dair bilgiyi akıllı, yenilikçi ve basit bir şekilde sunmak ve tüketicilerin telefonlarına sağlıklarına ilişkin en önemli göstergeleri kontrol edebilecekleri kişiye özel uzman tavsiyeleri göndermek için kompleks bir sensör dizisi kullanıyor.
Samsung 128GB UFS – İlk mobil bellek, Universal Flash Storage (UFS) 2.0 standardına dayanırken, bu ultra hızlı ürün mobil cihazlar için en yüksek kapasiteli, en yüksek performanslı, en ince ve küçük yerleşik depolama hafızası olarak dikkat çekiyor. 20MP+ kameralar ve 4K video dosyalarından görüntülere hızlı erişim imkanı tanıyan bellek; aynı zamanda 5G bağlantısına da sahip. Universal Flash Storage ayrıca çok daha kısa uygulama yükleme ve yanıt verme süreleri de sunuyor.
Samsung 12Gb LPDDR4 – Dünyanın en yüksek yoğunluklu mobil çipi DRAM, 34.1GB/s bant genişliği ile akıllı telefonlara 6 GB özelliği sunabiliyor. Sektörün daha önceki yüksek performanslı mobil Dram ’larına göre üç kat daha hızlı performans gösteren çip; UHD ekrana sahip amiral akıllı telefonlar ve tabletlerin gerçek zamanlı, çok görevli senaryolarına uyum sağlıyor. Çip aynı zamanda %50 daha fazla enerji verimliliği ve son teknoloji 64bit sistemli akıllı telefonlar için de en uygun yoğunluğu sağlıyor.
Dakika dakika neler oluyor? Öğrenmek için hemen tıklayın.
samsungödülteknoloji

"Yüzyılın Deneyi"nde yeni bir keşif mi?

16.12.2015 Çarşamba 14:37metin boyutu"Yüzyılın Deneyi"nde yeni bir keşif mi?
Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi CERN ’ün Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (BHÇ) ’deki iki büyük deney olan ATLAS ve CMS 2015 proton verisiyle yaptıkları ilk analizlerin sonuçları açıklandı.
16görüntülenme:33.123
Dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarı Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi CERN ’de, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı üzerinde gerçekleştirilen ATLAS ve CMS deneylerinin 2015 yılındaki proton çarpışmalarında toplanan veriyle yapılan ilk analiz sonuçları bilim camiasıyla paylaşıldı.
26
Web üzerinden canlı yayınla dünya çapında katılım sağlanan toplantıda ilan edilen sonuçları İstanbul Bilgi Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi ve CERN-ATLAS Deneyi Ulusal Koordinatörü Prof. Dr. Serkant Ali Çetin değerlendirdi.
36
Prof. Çetin “Açıklanan sonuçlar net şekilde yeni bir parçacığın keşfini ifade etmiyor. Her iki deneyin sözcüsü de sözlerinden herhangi bir keşif anlamı çıkmaması için son derece özenli davrandı. Bu özenin sebebi ise aslında her iki deneyin de yeni bir ağır parçacığın izlerine rastlamış olma ihtimalleri. Bu yeni ağır parçacık üç sene önce keşfedilen Higgs parçacığının kütlesinin yaklaşık altı katı civarında. Ancak eldeki istatistik bu yüksek kütlede gözlemlenen olayların henüz yeni bir ‘keşif ’ olarak tanımlanmasına yetmiyor. Önümüzdeki yıl yapılacak çalışmalar, şimdi gördüğümüz olayların gerçekten yeni bir parçacıktan mı geldiğini yoksa sadece istatistiksel bir dalgalanma mı olduğunu belirleyecek” dedi.
46
Henüz sadece bir olasılıktan söz edilmekle birlikte Prof. Dr. Serkant Ali Çetin ’e göre, bu kütlede olası bir parçacık örneğin, yeni bir Higgs parçacığına işaret edebilir. Çetin “Bu doğrulanırsa evrenin işleyişiyle ilgili çığır açacak bir adım daha atmış olacağız” şeklinde yorumladı.
56
Yüksek enerjili proton çarpışmalarıyla ilgili yaklaşık 6 yıl önce veri toplamaya başlayan CERN Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (BHÇ) Deneylerinden ATLAS ve CMS, 2012 yılında Higgs bozonunun keşfini duyurdu.
66

Bu keşif üzerine Higgs bozonunun varlığını kuramsal olarak yarım asır önce öngörmüş olan iki fizikçi 2013 Fizik Nobel Ödülünü aldı.

3 Ocak 2016 Pazar

ZTE Blade V6 Türkiye'de...

15.12.2015 Salı 10:34metin boyutuZTE Blade V6 Türkiye'de... İşte fiyatı
ZTE, kendi markası olan Blade V6 ’yı Türkiye'deki son kullanıcılarla buluşturdu.
16görüntülenme:12.117
Blade V6, ZTE akıllı telefon ailesinin en yeni üyesi. Alanının en ince telefonlarından biri olma özelliğiyle ön plana çıkan Blade V6, 6.8 mm inceliğinde geniş açılı ön kameraya sahip.
26
Dünya üzerinde Avrupa ve Latin Amerika bölgelerinde lanse edilen Blade V6 849TL'den başlayan fiyatlarla Türkiye ’de satışa sunuldu.
36

Alanının en hafif ve en ince telefonlarından biri olma özelliğine sahip Blade V6, 6.8 mm inceliğinde ve 122 gram ağırlığında olup geniş açılı ön kameraya sahip. 5.0.2 Android Lollipop işletim sistemi olan telefon alüminyum kasasıyla ve üstün ses kalitesiyle oldukça iddialı.
46
13 MP arka kamera ve 5 mpx ön kamerası 5 x Sony titreme azaltma (floating lenses) özelliği ile dinamik optimize stabilizasyona sahip; optimum açı yakalamak içinse ön kameranın F2.0 diyafram açıklığı mevcut.
56
Blade V6 aynı zamanda 88 derecelik geniş açılı bir ön kameraya sahip. Ürünün standart bas-çek (point & shoot), DSLR özelliği, resim düzeltme ve pro olmak üzere birçok seçeneği bulunuyor.

Blade V6 metal yekpare gövde ve zarif tasarımı ile günlük kullanım için büyük kolaylık sağlarken yüksek mühendisliği ile de kavisli şık bir görünüme sahip.
66
ZTE Blade V6, kapasitif tuşlar sayesinde tamamını kullanabileceğiniz 2.5D 5” HD ekranıyla güzel bir deneyim sunarken 2200 mAh batarya ile kullanıcıyı tüm gün boyunca yarı yolda bırakmıyor. Üründe 5” HD IPS ekran, çoklu görüntüleme açıları ve azaltılmış parlama maksimum çözünürlük bulunuyor.

Blade V6, 64 bit dört çekirdekli işlemcisi, 64 bit destekli Android 5.0.2 işletim sistemi ile keyifli bir performans ve deneyim sağlıyor. Ayrıca, 2 GB RAM sayesinde aynı anda onlarca uygulamayı sorunsuz bir şekilde deneyimleme imkanı sunuyor.

2 Ocak 2016 Cumartesi

Türkiye’de internet neden ucuzlamıyor?

Bilim-Teknoloji24.12.2015 Perşembe 15:26metin boyutuTürkiye ’deki internet kullanıcıları artık internetle sosyalleşiyor, daha fazla video izliyor, müzik dinliyor, oyun oynuyor ve indiriyor. İş hayatı da büyük ölçüde internete bağımlı hale geldi. Bu durum internetin elektrik ve su gibi; lüks olmayan günlük bir hizmete dönüşmesi anlamına geliyor.video haber"Cep"ten internet kullanımı 2 buçuk kat arttı
Vatandaşların daha hızlı sabit internete daha makul fiyatlara erişebilmeleri için; BTK başta olmak üzere hem karar vericilere hem de interneti toptan olarak sunan Türk Telekom ’un üzerine önemli sorumluluklar yüklüyor.
Zira Türk Telekom tarafından belirlenen ve BTK tarafından onaylanan toptan internet fiyatları, TTnet ve diğer internet servis sağlayıcılarının internet paket fiyatlarını etkiliyor.
TELKODER tarafından yapılan açıklamaya göre, 2016 yılında internetin ülkemizde ucuzlayıp ucuzlamayacağını bugünlerde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ’nun (BTK) sabit internet fiyatları hakkında vermesi beklenen kritik kararı belirleyecek.
Türkiye ’de ADSL ve Fiber internet gibi ev ve işyerlerinde kullanılan sabit internet fiyatları büyük ölçüde Türk Telekom tarafından sağlanan toptan internet fiyatlarına bağlı olarak belirleniyor. TTNet ve alternatif işletmecilerin Türk Telekom ’dan aldıkları bu hizmeti indirimli biçimde alabilmeleri ve ardından vatandaşlara ulaştırmaları, Türkiye ’deki internet fiyatlarının ucuzlaması anlamına geliyor.
Whatsapp'da görüntülü görüşme dönemi başlıyor!Whatsapp'da görüntülü görüşme dönemi başlıyor!Whatsapp'da görüntülü görüşme dönemi başlıyor!foto haberWhatsapp'da görüntülü görüşme dönemi başlıyor!
BTK en son 2014 yılı başında aldığı bir kararla toptan internet fiyatlarını belirlemişti. İnternet kullanıcılarının video izleme, sosyal medya, iş ve eğlence gibi internet kullanımlarının artması nedeniyle 2015 yılında bu fiyatların indirilmesi bekleniyordu. Hatta dönemin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Lütfi Elvan 2015 başlarında basına verdiği demeçlerinde şöyle diyordu: “Türk Telekom toptan olarak paket halinde internet servis sağlayıcılara bu hizmeti veriyor belirli bir ücret mukabili. İnternet servis sağlayıcıları ise kendi fiyatlarını belirliyorlar. Yani bu konuda herhangi bir yaptırımımız söz konusu değil, serbestler. Ancak Türk Telekom ’un özellikle toptan satışta fiyat belirleme konusunda BTK ’nın, Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumumuzun yetkisi var. Dolayısıyla özellikle fiyat belirleme konusunda Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumumuzun belirlediği fiyat ölçüsünde Türk Telekom hareket etmek zorunda. Buna yönelik bir çalışmamız devam ediyor. Arkadaşlarımız gerekli altyapıyı oluşturdular. Süreç içerisinde internetin ucuzladığını hep birlikte göreceğiz.”
Ancak en üst düzeyde verilen bu demeçlere rağmen beklenen ucuzluk sağlanmadı, BTK “bekleyip gözlemleyeceğiz” diye bir karar aldı. İki yıldır değişmeyen bu fiyatların artık ucuzlaması gerekiyor. BTK ’nın bu konuda olumlu bir karar alması ve tüm Türkiye ’deki internet kullanıcılarının ve internet kullanmak isteyenlerin yüzünü güldürmesi bekleniyor. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Binali Yıldırım ’ın da yeni bakanlık döneminin ilk icraatlarından birisi olarak daha ucuz internet sağlanması yönünde destek vermesi bekleniyor.
Konuya ilişkin kısa bir açıklama yapan TELKODER Başkanı Yusuf Ata Arıak, “Türkiye ’de 22 milyondan fazla ev ve işyeri var, bunların sadece dokuz milyonu sabit internet kullanıyor. Geriye kalan on üç milyon ev ve iş yerinde sabit internet yok. Ülke olarak hedefimiz tüm ev ve işyerlerinde sabit internetin kullanılması olmalı, bunun gerçekleşmesi için de öncelikle iki yıldır değişmeyen toptan internet fiyatları düşürülmeli, internet servis sağlayıcı işletmeciler de bu indirimleri vatandaşa yansıtmalıdırlar. Bu noktada BTK ’nın olumlu yaklaşım göstereceğini düşünüyor ve Türk halkının daha ucuz interneti hak ettiğine inanıyoruz” dedi.
Dakika dakika neler oluyor? Öğrenmek için hemen tıklayın.
internetucuz internetbtk

Ekmeğin öyküsü

14.12.2015 Pazartesi 11:38metin boyutuEkmeğin öyküsü
Sofralarımızın baştacı ekmek... Un, su ve mayayı bir araya getirdiğimizde büyüleyici bir süreç başlar ve ısıyla birlikte ekmek ortaya çıkar. BBC Türkçe'nin haberine göre ekmeği meydana getiren bu kimyasal sürecin nasıl işlediğine gözatalım...
114görüntülenme:25.026
Ekmek bir anlamda örgü örmek gibidir. Nasıl yapıldığını iyice incelediğinizde onun ilk nasıl bulunduğunu, nasıl düşünülmüş olduğunu merak edersiniz. Ekmek yapımı esas olarak, karbondioksit üreten minik bir mantar olan mayanın un ve suyla karıştırılmasını içerir.
214
Hamur yoğrulurken mayanın salgıladığı gazla un ve su karışımı elastik bir yapıya bürünür. İstenen kıvama gelince fırına verilen karışım ısı vasıtasıyla son şeklini alır.
314
Ekmek yapımındaki kimyasal süreç, uzun moleküllerin birbiri içinden geçen bir örgü haline dönüşmesini içerir. Bu işlem çoğu yiyecekte geçerlidir ve sudan yağa kadar birçok şeyi tutarak kendine özgü bir tat ortaya çıkmasını sağlar.
414
Ekmekte bu işlevi gören moleküller glüteninler ve ekmeğe yapısını kazandıran da buğdaya özgü bu proteinlerdir.
514
Buğday unu suyla karıştığında uzun ve yaylı glütenin iplikleri canlanır. Su onları gevşetir ve oksijen yardımıyla uç uca birbirine tutunmalarını sağlar. Bu uzun zincirler komşu zincirlere de tutunur ve hamur yoğruldukça bozulan şekiller yeniden, yeniden oluşur.
614
Yumak halindeki ve gliyadin adlı başka bir buğday proteini, bu sırada glütenini kayganlaştırır. Yoğurma işlemi devam ederken glüteninin kendisine daha fazla yapışmasını ve nişasta ile yüklenmiş bir protein kütlesi yani glüten oluşmasını sağlar.
714
Ne kadar uzun yoğrulursa ekmek o kadar yoğun olur.
814
Yeni yoğrulmuş hamur elastikidir. Bir süre bekletildiğinde maya devreye girerek proteinler arasındaki bağın gevşemesini, çıkardığı gazla hamurun yumuşamasını sağlar.
914
Yoğurduktan hemen sonra hamuru açmaya çalıştığınızda geri toplanmasının nedeni budur. Glüteninler birbiriyle bağlarını gevşetme zamanı bulamazsa düzleşmeyecektir.
1014
Yoğurma sonucu hamurda binlerce hava kabarcığı oluşmuş ve undaki nişasta ile beslenen maya, hamuru kabartmaya başlamıştır.
1114
Bir süre sonra, yaptığınız ekmeğin cinsine bağlı olarak hamuru yumruklamak ya da birkaç kez hafifçe üstüne kıvırıp yeniden kabarmasını sağlamak gerekir. Son işlem ise fırına sürmektir.
1214
Fırında mayanın işlevi daha da yoğunlaşır. Isı, suyu buhara dönüştürünce ekmek kabarır.
1314
Hamurdaki nişasta sertleşir ve protein moleküllerinin oluşturduğu ağ son şeklini alır.
1414
İşte böylesine hassas ve karmaşık bir süreç sonunda ekmek hazırdır artık.

Çiftliklerde antibiyotiksiz dönem çağrısı

Bilim-Teknoloji11.12.2015 Cuma 10:09metin boyutuİnsan sağlığına zararları nedeniyle tarımda kullanılan antibiyotiklerin büyük oranda kesilmesi gerekiyor. İngiliz hükümetinin antibiyotiğe direnç gösteren bakteriler konusunda çalışma yapmakla görevlendirdiği ekip (Review on Antimicrobial Resistance) tarım sektöründe kullanılan antibiyotiklerin oranlarının yeniden belirlenmesini gerektiğini açıkladı.video haber"Reçeteye bir antibiyotik ekler misiniz" devri sona erdi
BBC Türkçe'de yeralan habere göre uzmanlar, bazı enfeksiyonların fazla antibiyotik kullanımı nedeniyle tedavisi imkansız hale geldiğini söylüyor. Dünyadaki antibiyotiklerin yarıdan fazlası daha hızlı büyümeleri için hayvanlar üstünde kullanılıyor.
Bilim insanları antibiyotik kolistinine dirençli bir bakterinin keşfedilmesinin ardından dünyanın "antibiyotik sonrası çağa" girdiği konusunda uyarıda bulunmuşlardı. Bu bakteri ilk önce çiftlik hayvanlarında görülmüştü. Bazı durumlarda tarımda antibiyotik enfeksiyonların tedavisinde kullanılıyor ancak çoğunlukla sağlıklı hayvanların enfeksiyon kapmaması ya da kilo almaları için veriliyor.
Avrupa Birliği içinde antibiyotiklerin büyütme amaçlı kullanılması 2006'da yasaklanmıştı. Bu tür kullanıma yoğun çiftçilikte daha sık rastlanıyor. Mevcut oranlar dikkate alınırsa antibiyotiklerin küresel tüketimi 2030 yılında yüzde 67'yi bulacak. Sadece ABD'de her yıl hastalar için 3,400 ton, hayvanlar içinse 8,900 ton antibiyotik kullanılıyor.
Araştırmayı yürüten ekonomist Jim O'Neill rakamları "şok edici" şeklinde niteleyerek 2050 yılına kadar her yıl 10 milyon insanın ilaca dirençli enfeksiyonlar tarafından öleceğini söyledi. O'Neill tarımsal antibiyotik tüketiminin 1kg çiftlik hayvanı başına 50mg oranında olması gerektiğini ifade etti.
Buna Danimarka uyuyor. İngiltere 1 kilogram başına 50 miligramdan biraz fazla, ABD ise kilo başına 200 mg antibiyotik kullanıyor. Kıbrıs'ta ise bu sayı kilo başına 400mg.
O'Neill pek çok çiftçinin bunu yaparsa fiyatın yükseleceği ve kendisinin batacağını düşüneceğini ifade ederken: "Danimarka örneği bize çok küçük bir geçiş maliyetiyle uzun vadede fiyatların etkilenmediğini ve piyasadaki payını koruduğunu gösterdi" dedi.

Dakika dakika neler oluyor? Öğrenmek için hemen tıklayın.
antibiyotikçiftlikhayvanDanimarkaABDKıbrıs