son dakika haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
son dakika haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2016 Pazartesi

Burun ucu estetiği

Burun ucunun geniş ya da aşırı sivri, asimetrik ya da düşük bir görünüme sahip olması kişilerin burunlarından rahatsız olmasına yol açabiliyor. Bu gibi sorunlar estetik cerrahide ameliyatlı ve ameliyatsız teknikler ile tedavi edilebiliyor.

Eğer burun ucunun dışa doğru çıBayanlması gerekiyorsa kıkırdak doku eklenmesi gerekebilir. Bu durumda cerrahi rinoplasti tekniklerinden birisi kullanılabilir. Açık ya da kapalı rinoplasti teknikleri ile burun ucuna kıkırdak doku eklemesi yapılabilir. Kapalı rinoplasti tekniğinde dikişler burnun iç kısmından yapıldığı için birçok cerrah tarafından tercih edilmektedir. Lokal ya da genel anestezi altında da yapılabilen ortalama 1 saat süren operasyonla burun ucu yeniden şekillendirilebiliyor.

İleri boyutta bir burun ucu düşüklüğü yoksa ameliyatsız enjeksiyon teknikleri ile burun ucu yukarı kaldırılabiliyor. Öğle arası burun estetiği denilen bu tekniklerle sadece burun ucu düşüklüğü değil, kemer ve burun konturu düzeltmeleri de aynı sürelerde gerçekleştirilebiliyor. Sadece burun küçültme işlemi yapılamayan bu teknikler birçok hasta için giderek çok daha tercih edilir hale gelmektedir.

HAREKETLİ BURUN UÇLARI

Burun estetiğinde doğal görünümü sağlayan en önemli unsur burun ucunun hareketliliğidir. Gelişen tıp sayesinde artık burun uçları estetik ameliyat sonrasında sert ve hareketsiz görünümünden kurtarılmış durumda. Dinamik rinoplasti ya da hareketli burun ucu estetiği sayesinde ameliyattan sonra burun uçları hareket kabiliyetini koruyabiliyor.

Parmağınızın ucuyla burnunuzu geriye doğru ittirebilir, nezle olduğunuzda rahat silebilirsiniz. Birileriyle selamlaşıp öpüşürken burnunuz karşınızdakinin yanağına batacak diye endişelenmezsiniz. Burun ucunun esnekliğini ve hareketini kısıtlamayacak şekilde atılan dikişler sayesinde artık çok daha doğal bir buruna sahip olabilirsiniz.

Burun ucu, burun estetiğinin en önemli kısmını oluşturur. Burnun estetikli olup olmadığı burun ucundaki sertlikten ve hareketsizlikten anlaşılır. Artık bu sorun da ortadan kaldırıldığı için çok daha doğal sonuçlara ulaşılan burun estetiği ameliyatları gerçekleştirilebilmektedir.

Eğer siz de burun ucunuzun şeklinden memnun değilseniz, bir estetik cerraha giderek bu teknikler hakkında çok daha ayrıntılı bilgi alabilir. Hangisinin sizin için uygun olduğu konusunda fikir sahibi olabilirsiniz.

Sizi rahatsız eden, doğal bir görünüme kavuşmanızı engelleyen estetik sorunlarınızdan kurtulmak artık daha kolay… Dikkat etmeniz gereken tek şey alanında uzman cerrahlara tedavi olmak…

Sevgiyle kalın.

Op.Dr. Güncel Öztürk

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı

www.guncelozturk.com

Akut stres bozukluğuna dikkat

Her geçen gün de insanın insana uyguladığı şiddet, terör olaylarına daha sık tanık oluyoruz. Terör felaketleri, sevdiğimiz birinin ani ölümü, cinsel tacizlere maruz kalmak, çocukların kötüye kullanılması ve ihmali, okulda akran zorbalıklarına maruz kalmak ve araba kazaları akut travma örnekleridir.

Ani travmalara yönelik duygusal cevaplarımız tipik olarak 4 fazda oluşur:

Şok Fazı: Bireyler sıklıkla olayın yaşandığı ilk gün ve hatta 1. hafta süresince afallamış, serseme dönmüş durumdadırlar. Bu ilk hafta süresince çarpık düşünceler, korku, organize olmada bozulma ile konsantrasyon güçlüğü en belirgin yaşanan durumlardır.

Kriz fazı: Başlangıçtaki şok durumundan sonra kişiler bir çok duygu yaşayabilirler. İnkar etme ile aşırı rahatsız edici istenmeyen düşünce ve görüntülerin zihne dalması şeklinde şiddetli kaygının olduğu bir yelpazede duygu çeşitliliği olabilir. Genellikle bedensel şikayetler olan yorgunluk, sersemlik, başağrısı, bulantı-kusma şikayetleri olabilir. Aynı zamanda, öfke, sinirlilik ancak bazı kişilerde duyarsızlık, sosyal içe çekilme görülebilir. Krizin kaosunu çözmesi beklenen kişi veya devlet aygıtlarına ciddi kızgınlık ortaya çıkarak kaos daha da büyüyebilir.

Çözülme Fazı: Kaybın yaşandığı ilk yıl boyunca yas, suçluluk ve depresyon sıklıkla gözlenebilen durumlardır ve kişiler kayıplarının getirdiği acı ile başetmeye çalışırlar.

Yeniden yapılanma fazı: Bu faz; yeni süreci kabullenmeyi öğrenmek ve yaşadığımız travmatik olayı içimizde anlam taşıyan ve kimliğimizle bütünleştirebileceğimiz yeni bir zemine taşımamızla sağlanır.

Travmatik olayı yaşayan az bir kesimde akut stres bozukluğu veya Travma sonrası stres bozukluğu ortaya çıkar. Bu tanılara ait belirtiler 5 alanda kendini gösterir.

1) Travmatik olaya dair düşünce ve görüntülerin devamlı zihne girmesi,

2) Negatif duygudurum,

3) Olayı hatırlatan tüm durumlardan kaçınmalar,

4) Dissosiasyon dediğimiz kişiliğin çözülme hali yani olayı hatırlayamama, unutkanlıklar,

5) Aşırı uyarılmışlık olarak adlandırılan irkilme ve benzeri durumlardır.

Dr. Nuşin Bilgin

Noropsikiyatri Merkezi

Kıl dönmesine epilasyon ile önlem alın

Kalıcı epilasyon için gelen hastaların yarısından fazlası kıl dönmesinden kurtulmak isteyenlerdir.

* Kıl dönmesi ve batıklara, kadınlarda daha fazla kalça, bacak arkası, kasık, genital bölge ve koltuk altında rastlanır.
* Erkeklerde ise özellikle kuyruk sokumu ve boyunda sorun haline gelir.
* Genellikle 15-30 yaş arasında görülür.
* Kilolu ve terleyen kişilerde, kuyruk sokumunda kıl batması fazladır.
* Uzun süre ve özellikle oturma şekli, sorunun ortaya çıkmasını kolaylaştırır.
* Dar giysiler sürtünme ve terlemeyi arttırdığı için kıl batmasına zemin hazırlar.

Kıl dönmesi neden olur?

Bazen, özellikle ağda, sir ve tıraştan sonra yeniden uzamaya başlayan kıl gövdesi, derinin yüzeyine ulaşamadan gömülür ve derinin içine doğru büyümeye başlar. Deri, kıl gövdesini bir yabancı olarak algılayarak savunmaya geçer ve iltihap oluşturur. Bu sorun derinin tıraş edildiği bölgelerde (sakal, kasık, makat) daha sık karşımıza çıkar. Bazen de baş, ense ve sırttan dökülen kıllar kalçaların arasına sıkışır. Yürürken veya otururken sürtünmeye başlar. Sonra da bir matkap ucu gibi cildi deler, altına girip, orada yumaklaşır. Ardından da ciddi bir şekilde acı veren enfeksiyon gelişir. Kıl dönmesine yatkın olanların temizliğe çok dikkat etmeleri gerekir. Çünkü ölü derilerin temizlenmesi, kıl dönmesini bir ölçüde önler. Cildi nemlendirmek de önemlidir. Kılların yön değiştirmesini kısmen önler.

Önleminizi Alın

Sorunu Kökten Çözün Kıl dönmesinin en güncel tedavilerinden biri, ters büyüyen kılların sayısını azaltan kalıcı (lazer, foto, iğneli) epilasyondur. Kıl dönmesi henüz iltihaplanmadan, daha başlangıçta iken yapılırsa sorunun büyümesini önler. Ancak ne yazık ki, genelde bu hastalar bize kıl dönmesi kistleştikten veya leke bıraktıktan sonra gelirler. Oysa bu aşamada cilt doktorunun yapabileceği fazla bir şey kalmamıştır. Kıl anatomisi bozulduğu için sorunu sadece cerrah çözebilir. Öte yandan, ameliyat olunsa da, kıl dönmesi tekrarlama ihtimali olan bir hastalıktır. Bu nedenle ameliyat yarası iyileştikten sonra bölgeye lazer epilasyon yapılması tekrarlama ihtimalini büyük ölçüde ortadan kaldırır. Kıllarımızdan köklü bir şekilde kurtulmanın tek yolu, kalıcı epilasyon yaptırmaktır.

Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yasir Gözü

www.avrupacerrahimerkezi.com

PKK’lılardan ’kimyasal silah’ itirafı

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde, barikatların kaldırılması ve açılan hendeklerin kapatılması sebebiyle düzenlenen operasyonlarda, HDP'li vekillerin, 19 Mart'ta güvenlik güçlerinin 'kimyasal silah kullandığı' iddiası, PKK'lı teröristlerin telsiz konuşmalarına yansıdı.

Nusaybin'de 4 şehit

Kendi aralarındaki konuşmalarda iddiayı 'büyük bir yalan' olarak nitelendiren PKK'lı teröristler, "Bu adamlar yüzünden inandırıcılığımız kalmadı" diye yakındı.

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde 'kimyasal silah kullanıldığı' iddiası, terör örgütü PKK'nın iki üst düzey yöneticisi arasında geçen telsiz konuşmalarına yansıdı."Ferho" telsiz çağrı adını kullanan üst düzey teröristle "Refik" telsiz çağrı adını kullanan diğer bir üst düzey teröristin arasında geçen görüşme şu şekilde:

"Ferho: Refik duyuyor musun?

Refik: Dinliyorum

Ferho: O kimyasal olayı büyük yalan. Şehadetler yalan. Heval bu yalanı atanlar sonunda gerçeğin ortaya çıkacağını düşünmüyor mu? Yardım edeyim derken içine ..çıyorlar. Abartının ötesinde bir durum. Kimse bize artık inanmıyor.

Refik: Niyet iyi ama dediğine katılıyorum. Yukarıdan da talimatlı değildir bu açıklama. (Kandil kast ediliyor)

Tam 33 yeni PKK kampı kuruldu

Ferho: Bir tane şehit var ormanlık alanda, onun dışında ciddi bir şey yok. Düşman bu dört yoldan üçgen binaya doğru ilerlemeye çalışmış. Bu Güngör ile Cumhuriyet'te (cadde isimleri) çok yoğun düşman baskısı var, ateş yoğun, nefes alamıyorlarmış. Yüksekova'yı ana yolun geçtiği yerden ikiye bölmüş düşman, çok akıllıca. İrtibat kesik, takviye alamıyorlar birbirlerinden.

Refik: En kilit ve hassa noktamız Yüksekova. Çok kötü oldu. Buraya bu kadar kısa zamanda sıra gelmez diyorlardı. Sur iyi direndi diğerleri tamamen çöktü.

Ferho: Şerefsizler çoğu teslim oldu veya kaçtı. Ölenler de beklediğimiz gibi direnemedi. Kırsal olmasa bunların ömrü iki gündü sana söyleyeyim.

Derik'te yapılan operasyonda 2 ton 850 kilo amonyum nitrat ele geçirildi

Refik: Bu kimyasal yalanı ters tepti, haklısın. Hemen görüşelim, yukarı talimatlandırmadan kendi başlarına iş yapmasınlar. Önüne gelen konuşuyor.

Ferho: Büyük çağrıyı kullanacağım, söylerim o zaman, haklısın".

İHA

Sekiz yaşındaki Suriyeli kız ısınmak isterken yanarak öldü

Olay, Cihanbeyli ilçesinin Yeniceoba mahallesinde meydana geldi. İddiaya göre, Suriye'deki iç savaştan kaçarak Konya'ya gelen Suriyeli Abdülcabbar ve Vahta Kasım çifti, tarım işçisi olarak çalışmaya başladı. Çadırda yaşayan Suriyeli ailenin kızları 8 yaşındaki Rava, ısınmak için çadır dışında yakılan ateşin başına geçti. Bu esnada ateşten sıçrayan kıvılcım nedeniyle küçük kızın elbisesi alev aldı. Kızlarının çığlıkları üzerine çadırdan çıkan anne ve babası Rava'nın yandığını görünce kendi imkanlarıyla Cihanbeyli Devlet Hastanesine götürdü. Yapılan ilk müdahalenin ardından Ankara'ya sevk edilen Rava, yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Cenazesi Kulu İlçe Devlet Hastanesi morguna getirilen Rava'nın, Karacadağ mahallesi mezarlığında toprağa verileceği öğrenildi.

Olay yerinde küçük kızdan, duygulandıran mektup

Küçük bir kızın kendi el yazısıyla yazdığı ve patlama yerine bıraktığı mektup,saldırıyı çocuk gözünden yansıttı.

İstiklal Caddesi ’nde yaşanan canlı bomsa saldırısı 3 ’üncü gününde de patlamanın olduğu yere gelen çok sayıda yerli ve yabancı turist, hayatını kaybedenler için dua okuyup karanfil bıraktı. İGDAŞ ekipleri de cadde üzerindeki bir doğal gaz kutusundagaz kaçağı olup olmadığını kontrol etti. Yapılan incelemelerde gaz kaçağı tespit edilmedi. Patlamanın olduğu yere asılan Türk, İran ve İsrail bayrakları dikkat çekti.İşyerlerinin açılmasıyla da duvarlarda açılan delikler ve kırılan camlar ortaya çıktı. Haftanın ilk gününde İstiklal Caddesi de normal seyrine dönmeye çalışıyor. Bir çok kişinin olay yerinde fotoğraf çektirdiği görüldü.

ÇOCUK GÖZÜNDEN TERÖR SALDIRISI

Patlama yerine küçük bir kız tarafından bıraktığı anlaşılan mektup çocuğun gözünden terör olaylarını yansıttı. Mektuptaki şu ifadeler okuyanları duygulandırdı:

“Ben Nergiz,

Küçük olabilirim ama yüreğim büyük. Lanet olsun. Artık babam haberleri izlemiyor. Her gün şehit haberleri. (Hak ediyor muyduk)

Asya kardeşimiz orada olmaya, ya annesi.

Lanet olsun terör

Ya böyle şey olur mu? Ben anneme diyorum ki Kapat televizyonu diyorum. Artık ambulans sesinden bıktım.

Terörü lanetliyoruz”

​

Yine bir çocuk tarafından konulan yazıda ise “Biricik Asya umarım gözlerini açarsın. Biliyorum zor ama bizi sevindir. Sana oyuncaklar ve yeni bebek puseti alacağım” diye yazdı.

İstiklal Caddesi'nde bombalı saldırı düzenleyen teröristin kimliği belli oldu
Olay yerinden kareler/Galeri Mynet
Dış basın İstiklal Caddesi'ndeki patlamayı böyle gördü
Patlama anı güvenlik kamerasında
İstanbul Valisi: Canlı bomba kendini patlattı, 5 ölü
İstiklal Caddesi'ndeki patlamaya yayın yasağı getirildi
Sosyal medyada yankılananlar
Türk yetkiliden 'İstiklal saldırısı' ile ilgili açıklama: İlk bulgular PKK'yı işaret ediyor
Hükümet'ten İstiklal Caddesi'ndeki saldırıyla ilgili ilk açıklama
Almanlar'ın uyarısına valilik tepki göstermişti
Sağlık Bakanı Müezzinoğlu'ndan açıklama: 5 ölü, 36 yaralı
İstiklal Caddesi'ndeki teröristin hedefi turistler miydi?

MHP İl Başkanlığı'nın bulunduğu binada yangın çıktı

Seyrantepe'de MHP İstanbul İl Başkanlığı'nın da bulunduğu iş merkezinde çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale etti. MYNET haber okuyucuları olay yerinden bilgi ve görüntüleri paylaştı.

Alevler kısa sürede kontrol altına alınırken, itfaiye uzun süre duman tahliyesi için çalıştı. Binada bulunan bazı kişiler dumandan etkilenirken, olayda yaralanan kimsenin olmadığı belirtildi.

Yangın nedeniyle polis ekipleri trafiği keserken, bölgede trafik yoğunluğu oluştu.

YANGININ NEDENİ BİNADAKİ RESTORAN SİSTEMİ Mİ?

Olayın binada bulunan restoranın sisteminden kaynaklanabileceği bilgileri geldi.

Okuyucumuz Erdem Tuncer'den gelen bu görüntü yangının çıkma nedeni olarak gelen bilgiyi doğrular nitelikte

MHP İstanbul İl Başkanlığı binasında yangın#olayıniçindenhttps://t.co/1lpMK4frvv pic.twitter.com/0saPRHUDAg

— Mynet (@haberMynet) 21 Mart 2016

Mynet'in 'OLAYIN İÇİNDEN HABER HATTI' yayında!

Siz de gün içinde karşılaştığınız, haber değeri taşıdığını düşündüğünüz fotoğraf, video ve bilgileri WhatsApp haber hattımıza göndererek gönüllü muhabirimiz olabilirsiniz.

Siz gönderin, biz yayınlayalım.

Mynet WhatsApp Haber Hattı Numarası: 0530 946 95 00

Olay yerinden ilk görüntüler MYNET Haber okuyucusu Cüneyt Karayılan tarafından haber hattımıza gönderildi...

Başka bir MYNET haber okuyucusu Aycan Kemahlı'dan gelen diğer kareler:

MHP İl Başkanlığı'nın bulunduğu binada yangın çıktı

Seyrantepe'de MHP İstanbul İl Başkanlığı'nın da bulunduğu iş merkezinde çıkan yangına itfaiye ekipleri müdahale etti. MYNET haber okuyucuları olay yerinden bilgi ve görüntüleri paylaştı.

Alevler kısa sürede kontrol altına alınırken, itfaiye uzun süre duman tahliyesi için çalıştı. Binada bulunan bazı kişiler dumandan etkilenirken, olayda yaralanan kimsenin olmadığı belirtildi.

Yangın nedeniyle polis ekipleri trafiği keserken, bölgede trafik yoğunluğu oluştu.

YANGININ NEDENİ BİNADAKİ RESTORAN SİSTEMİ Mİ?

Olayın binada bulunan restoranın sisteminden kaynaklanabileceği bilgileri geldi.

Okuyucumuz Erdem Tuncer'den gelen bu görüntü yangının çıkma nedeni olarak gelen bilgiyi doğrular nitelikte

MHP İstanbul İl Başkanlığı binasında yangın#olayıniçindenhttps://t.co/1lpMK4frvv pic.twitter.com/0saPRHUDAg

— Mynet (@haberMynet) 21 Mart 2016

Mynet'in 'OLAYIN İÇİNDEN HABER HATTI' yayında!

Siz de gün içinde karşılaştığınız, haber değeri taşıdığını düşündüğünüz fotoğraf, video ve bilgileri WhatsApp haber hattımıza göndererek gönüllü muhabirimiz olabilirsiniz.

Siz gönderin, biz yayınlayalım.

Mynet WhatsApp Haber Hattı Numarası: 0530 946 95 00

Olay yerinden ilk görüntüler MYNET Haber okuyucusu Cüneyt Karayılan tarafından haber hattımıza gönderildi...

Başka bir MYNET haber okuyucusu Aycan Kemahlı'dan gelen diğer kareler:

Suriyeli kadın trenin altına atlayarak intihar etti

Alınan ilgiye göre, Gazipaşa Mahallesi'nde oturan Suriyeli Midye Hassan (23) sabah saatlerinde Gazipaşa hemzemin geçidine geldi. Bu sırada gelen trenin altına atlayan Midye Hassan, feci şekilde can verdi. Halep doğumlu olan Midye Hassan'ın cenazesi Tarsus Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

İHA

Eşli, çocuklu bombacı

Polisin kovalamaca sonucu yakaladığı otomobilden şüphelinin bebeği ile eşi de çıktı.

Edinilen bilgiye göre, dün gece 22:00 sıralarında ilçenin farklı mahallelerindeki Mektep ve ara sokaklarda patlama sesleri yükseldi.

Art arda 7 patlamanın ardından harekete geçen polis ekipleri, 47 KR 805 plakalı aracı takip etti.

Aracın durmaması üzerine bir süre kovalamaca yaşandı.

Aracı durdurmayı başaran polisler, araçtan es bombaları attığı ileri sürülen M.K ile ailesi olduğu belirtilen şahıslar gözaltına alındı.

Polis ekiplerince araçta yapılan aramada 1 ses bombası ele geçirildi.

Gözaltına alınan M.K. ise İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.

Şanlıurfa’da unutulan sırt çantası korkuya yol açtı

Fünye ile patlatılan çantadan çantadan ayakkabı ve kemer çıktı.

Bahçelievler Mahallesi'nde akşam saatlerinde yol kenarına bırakılmış sırt çantasını görenler, durumu polise bildirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis, bölgeyi yaya ve araç trafiğine kapatarak bomba imha uzmanlarından yardım istedi. Bomba uzmanlarının incelediği çanta kontrollü şekilde fünyeyle patlatıldı. Endişeye neden olan çantadan ayakkabı ve kemer çıktı.Polis, çantanın sahibine ulaşmak için çalışma başlattı.

(DHA)

Obama’dan Küba’ya tarihi ziyaret

Küba ’da 1959 yılındaki komünist devrimin ardından kesilen ABD-Küba ilişkilerinin 2014 yılında yeniden tesis edilmesinin ardından Küba ’yı 88 yıl aradan sonra ziyaret eden ilk ABD Başkanı olan Barack Obama, başkent Havana ’daki Jose Marti Havalimanı ’na geldi. Ailesiyle birlikte Havana ’ya gelen Obama ’yı Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla havalimanında çiçeklerle karşıladı. Obama, bugün Havana ’da geçen yıl yeniden açılan ABD Büyükelçiliği ’ni ve daha sonra tarihi Havana kentini ziyaret edecek.

Resmi temaslarına yarın başlayacak olan Obama, Küba Devlet Başkanı Raul Castro ile görüşecek ve çeşitli etkinliklere katılacak. Salı günü Küba halkına hitap edecek olan Obama, ayrıca beysbol maçı da izleyecek.

Küba ’yı en son 1928 yılında ABD Başkanı Calvin Coolidge ziyaret etmişti.

İstanbul’da doğum gününü kutlayacaktı

Aralarından biri doğum gününü kutlamak için gelmişti. Yaralılardan biri ise ailesinin uyarısına rağmen tura katılmıştı. İstanbul'da hayatını kaybeden üç İsrailli'nin yemek severleri buluşturan İsrailli internet sitesi Beygale tarafından düzenlenen bir yemek turunda oldukları belirtildi.

Onlardan biri olan Jonathan Shur, 40'ıncı doğum gününü kutlamak için İstanbul'a gelmişti. Shur hayatını kaybederken, eşi ise patlamada ağır yaralandı.

Saldırıda hayatını kaybeden diğer iki İsrailli ise 60 yaşındaki Simha Damri ve 69 yaşındaki Avraham Goldman'dı. Damri ve Goldman'ın eşleri olaydan hafif yaralarla kurtuldu.

İsrail Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Emmanuel Nahshon, ölen İsraillilerin cenazelerinin Atatürk Havalimanı'nda düzenlenen kısa bir törenden sonra İsrail bayraklarına sarılarak İsrail askeri yetkilileri tarafından ülkelerine götürüldüklerini söyledi.

Uçakta beş yaralı İsrailli de yer aldı. Uçak İsrail'e vardıktan sonra ambulansta gazetecilerin sorularını yanıtlayan yaralılardan Pnina Greenfield, "Evde olduğum için mutluyum" dedi. Greenfield'in saldırıda bir bacağı kırıldı ve vücudunda şarapnel yaraları olduğu kaydedildi.

Fotoğraf çekmek için ilerledi…

Greenfield, saldırıdan kurtulduğunu çünkü grup fotoğrafı çekmek için biraz uzakta olduğunu söyledi. Greenfield, "Fotoğraf çekmek için ilerlemeseydim…Ağır yaralananlar arkada duruyordu. Teröristten en uzakta olan bendim" dedi.

Greenfield, ailesinin daha önce Türkiye'ye gitmesine karşı çıktığını söyledi ve ekledi: "Başta biraz korku vardı. Eşim, ‘tehlikeli olabilir‘ dedi. Annem ve oğlum da. Biz de ‘Hayır İsrail de tehlikeli‘ dedik" diye konuştu.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, bombalı saldırıyı sert bir şekilde kınadı ancak İsrailli grubun kasten hedef alınıp alınmadığının henüz belli olmadığını söyledi.

Netanyahu, "Terör, dünya genelinde ölüm ve yıkım saçıyor. İsrail, dünya terörizmiyle mücadelede en önde duruyor" dedi. Netanyahu, "Masum insanları öldürmenin hiçbir yerde hiç bir gerekçesi olamaz. İstanbul'da, Fildişi Sahili'nde ya da Kudüs'te" ifadelerini kullandı.

© Deutsche Welle Türkçe

AFP, BS/HT

'İstiklal' saldırısında hayatını kaybeden İsrail vatandaşlarının hikâyesi

Dünyayı şoke eden saldırıda 40 yaşındaki Yonathan Suher, 60 yaşındaki Simha Dimri ve 69 yaşındaki Avraham Goldman hayatını kaybetmişti.

Üç İsraillinin yemek severleri buluşturan İsrailli internet sitesi Beygale tarafından düzenlenen bir yemek turunda oldukları öğrenildi.


Soldan sağa Ran, Yehudit, Naama, Dudi Halifa, Anat Kama, Anabel, İra… İsrailli turistler, İstiklal Caddesi'ni kana bulayan terör saldırısından dakikalar önce bu fotoğrafı çekti.

Haberde, Dimonalı olduğu aktarılan Simha Dimri'nin emekli bir anaokulu öğretmeni olduğu ve saldırıda eşi Avi'nin de hafif yaralandığı belirtildi. Dimri'nin üç oğlu, bir kızı bulunuyor.

Dimona Belediye Başkanı Benny Biton, Dimrilerin şehrin tanınmış ailelerinden olduğu söyledi.

Biton, Dimrilerin çok hayırsever olduğunu ifade ederek, "Şehir acıyı hissediyor ve Dimri Ailesi'nin acısını paylaşıyor. Dimriler ihtiyaç sahiplerine ve şehir kurumlarına yardım ederdi" dedi.

PATLAMA ANI KAMERADA

Yonathan Suher ’in ise 40'ıncı doğum gününü kutlamak için İstanbul'a geldiği öğrenildi. Patlamada Suher ’in eşi Inbal Maron-Suher de ağır yaralandı. Tel Avivli olan Suher Ailesi ’nin iki çocuğu bulunuyor.

Korkunç saldırıda yaralanan Pnina Greenfield ise grup fotoğrafı çekmek üzere ekipten ayrıldığı için hayatta kalmış. Greenfield, “Fotoğraf çekmek için ilerlemeseydim… Ağır yaralananlar arkada duruyordu. Teröristten en uzakta olan bendim” dedi.

İstiklal Caddesi'nde bombalı saldırı düzenleyen teröristin kimliği belli oldu

Greenfield, ailesinin daha önce Türkiye'ye gitmesine karşı çıktığını söyledi ve ekledi: “Başta biraz korku vardı. Eşim, ‘tehlikeli olabilir‘ dedi. Annem ve oğlum da. Biz de ‘Hayır İsrail de tehlikeli‘ dedik“ diye konuştu.

Olay yerinden kareler/Galeri Mynet
Dış basın İstiklal Caddesi'ndeki patlamayı böyle gördü
Patlama anı güvenlik kamerasında
İstanbul Valisi: Canlı bomba kendini patlattı, 5 ölü
İstiklal Caddesi'ndeki patlamaya yayın yasağı getirildi
Sosyal medyada yankılananlar
Türk yetkiliden 'İstiklal saldırısı' ile ilgili açıklama: İlk bulgular PKK'yı işaret ediyor
Hükümet'ten İstiklal Caddesi'ndeki saldırıyla ilgili ilk açıklama
Almanlar'ın uyarısına valilik tepki göstermişti

İsviçre , hudut kapılarına ilave asker yerleştiriyor

Her iki bakan da yaptıklarıaçıklamalarda, bahar aylarının yaklaşmasının yanında 4 nisan dan itibaren Avrupa Birliği İle Türkiye'nin anlaşması çerçevesinde mültecilerin Türkiye'ye giderken muhtemel sızmalarda İsviçre'ye sığınma durumlarının gerçekleşmemesi için bu ay sonuna kadar İsviçre hudut kapılarında askerlerinde yerleştirileceğini açıkladılar. Bakanlar bu uygulama için acil önlem projesi adını verdi.

(DHA)

Batı Şeria'daki saldırı tanığının evi ateşe verildi

Batı Şeria'da geçen Temmuz ayında Filistinli Devabişe ailesinin hedef alındığı saldırının en önemli tanığına ait evin, kimliği henüz belirlenemeyen kişilerce ateşe verildiği bildirildi.

İsrail polisinden yapılan yazılı açıklamada, "Sabah saat üçte polise, Batı Şeria'nın Nablus kenti yakınlarındaki Duma beldesinde Filistinlilere ait bir evin yandığı yönünde ihbar geldi" denildi.

Yahudi yerleşimcilerce geçen yıl evi ateşe verilen Saad Devabişe'nin erkek kardeşi Nasır Devabişe de AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Yahudi yerleşimciler, kardeşimin evine düzenlenen saldırının tek tanığı İbrahim Devabişe'nin evini yaktı. Bu olayda da aynı yöntemi izlediler" dedi.

Batı Şeria'nın Nablus kenti yakınlarındaki Duma beldesinde Filistinlilere ait bir evin 31 Temmuz gecesi Yahudi yerleşimciler tarafından kundaklanması sonucu ailenin 18 aylık bebeği Ali Devabişe yanarak hayatını kaybetmiş, anne, baba ve 4 yaşındaki diğer çocukları Ahmet ağır yaralanmıştı.

Baba Saad (31) ve anne Riham Devabişe (28) tedavi gördükleri hastanede hayatını kaybetmişti.

(AA)

'Türkiye İran'la yakınlaşmaz, yakınlaşamaz'

Uzmanlarsa Suriye konusu nedeniyle yeni işbirliğinin zor olacağı görüşünde. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 4-5 Mart'ta Tahran'a yaptığı ziyaretin üstünden daha bir ay geçmeden Tahran bu ziyarete karşılık verdi ve Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'i İstanbul'a gönderdi. Ancak bu ziyaret Taksim'de 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan terör saldırısına denk geldi ve gölgede kaldı. Son dönemde neredeyse sadece teröre odaklanan ve büyükşehirlerdeki terör dalgasını savmaya uğraşan Türk hükümeti İran'la yakınlaşabilir miydi? Taraflar, Suriye'deki görüş ayrılıklarını bertaraf edip ekonomik işbirliğine ya da terörle mücadelede ortaklığa odaklanabilir miydi? Görünüşteki Tahran-Ankara yakınlaşması ne anlama geliyordu? Bu yakınlaşmadan ne beklenmeli ya da beklenmemeli?

DW Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Ortadoğu uzmanı Arif Keskin, bölgedeki tabloyu "Ortadoğu'da Sünni-Arap problemi aşılamıyor. Türkiye'nin sünnileşmesi ve Suudi Arabistan'a yakınlaşması İran'ın işini zorlaştırıyor. Rusya da Ortadoğu'da gücünü artırıyor. Amerikalılar, İsrailliler Rusya'nın Suriye'deki varlığından rahatsız değiller. İran, Rusya arasındaki açık çekişme öne çıkıyor ve İran istiyor ki hafif de olsa Türkiye'yle yakınlaşalım” sözleriyle çizdi. Ve bu tablo da Türkiye'nin de yalnızlığına dikkat çeken Keskin, "Türkiye, İran'a özel bir önem atfediyor. Rusya'yla ilişkilerde bir denge arıyor ama olmuyor. PYD'ye çok da önem atfetmeyen İran'la bir yakınlık olabilir mi? diye düşünüyor. İran pazarında daha etkin olmak istiyor ve ekonomik açıdan olsun bir çıkar peşinde koşuyor” dedi.

Batı dünyasıyla arasını düzelten, ülkesini dünya pazarlarına açan İran'ın da Türkiye'yle bir ticaret kapısını aralamaktan öteye geçemeyeceğini söyleyen Keskin'e göre PYD konusunda Türkiye'yle aynı tezdeymiş gibi görünen İran'ın bu pozisyonunu da abartmamak gerekiyor. "Suriye konusunda taban tabana tamamen zıt iki ülkeden sözediyoruz. Suriye'yi geçelim; Yemen, Irak ve Lübnan konularında da tarafların anlaşması asla mümkün görünmüyor. Neden; Çünkü Türk diplomasisi Ortadoğu'da sadece Suudi Arabistan'ın peşinden gidiyor” diyen Keskin'e göre Ankara-Tahran hattındaki trafikten küçük ekonomik işbirliklerinin ötesinde bir şey çıkmayacak. Peki hiç şans yok mu; bu işbirliğini en azından terörle mücadelede ortaklık noktasına taşımaya? Keskin; bunun için öncelikle Türkiye'nin Suriye politikasında değişikliğe gitmesinin şart olduğunu söyledi ve bu beklentinin Türkiye'nin tüm komşularına hakim olduğunu anlattı:

"Bugün Türkiye'nin en büyük sorunu terördür. AKP döneminde Türkiye-İran ilişkilerine bakın, en zor dönem şimdi yaşanıyor. Sıkıntılar patlak veriyor. Türkiye'nin bugün teröre tek başına bitiremeyeceği ortada. Uluslararası ve bölgesel bağlamda Türkiye'nin yeni bir ilişki modelini ortaya çıkarması gerekiyor. Komşularıyla sağlıklı ve sürdürülebilir bir ilişki kuramayan Türkiye'nin İran'la ihtilaflarını geride bırakacağını düşünmek büyük hata olur. Sadece İran değil bölgedeki tüm komşular Türkiye'nin politikalarını dikkatle seyrediyor. Bugün Türk diplomasisi tarihi sınavdan geçmektedir. Yakınlaşmış bir İran görüyorsanız, bu yakınlığı ileriye taşımaya da cesaret etmeli ve diplomaside kriz yönetimi uygulayarak sorunları çözmelisiniz. Yoksa bölgede herhangi bir açılım yapmak yerine olduğunuz yerde saymaktan öte herkesin gerisine düşersiniz.”

'İDEOLOJİK DIŞ POLİTİKA'

Emekli Büyükelçi Ünal Çeviköz de İran-Türkiye yakınlaşmasının somut sonuçları olmayacağını düşünüyor. Çeviköz, DW'nin "İran ne yapmaya çalışıyor?” sorusunu yanıtlarken "Ruhani seçimlerden iyi çıktı. Yatırımların önünü açmayı, ülkesine yabancı sermaye akışını istiyor. Batı'yla araları düzeldi. Ve biliyorlar ki Türkiye onlar için bölgedeki en önemli rakip. Türkiye'yi bu açıdan da kontrol etmek istiyorlar. Yoksa bu yakınlaşmadan ne ekonomik ne de siyasi açılım çıkar. PKK'nın da İran'da PEJAK diye bir kolu var. Ama bu konuda İran'ın da şu aşamada somut bir mücadele içine gireceğine dair bir işaret yok” değerlendirmesini yaptı. Terörle mücadelede Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın peşinden gitmekten başka da bir şey yapmadığını söyleyen Çeviköz'e göre; İran'la yakınlaşmaktan öte Türkiye'yi ‘ideolojik dış politikası' yüzünden sahada çok zor günler bekliyor. Çeviköz; bu zor günlere ilişkin öngörüsünü de şöyle anlatttı:

"Türkiye ile İran; Suriye konusunda başından beri anlaşamıyorlar. İran-Rusya ilişkisi de iyi değil şimdilerde. Rusya, Suriye'den birliklerini çekeceğini duyurunca Rusya'nın da Esad'a –müzakereleri tavsatma-mesajı verdiği görüldü. Başından beri Rusya'yla Suriye konusunda aynı yolda olan İran ise birdenbire tek başına kaldı. Şimdi sahada Hizbullah ve İranlı mücahitler de var. Korkarız ki önümüzdeki süreçte Türkiye ile İran sahada karşı karşıya gelebilir. Burada Türkiye'nin yapması gereken ideolojik dış politikayı bırakıp, en azından diyalog kurabildiği İran'la samimi bir şekilde Ortadoğu sorunları üzerine kafa yormaya başlamasıdır. Yoksa bu diplomasi trafiği her durumda havada kalacaktır.”

Emekli Büyükelçi Osman Korutürk de İran'ın ‘küçük ekonomik açılımları'nın arkasında Türkmenistan gazının olacağına dikkat çekiyor. Korutürk bu öngörüsünü DW'yle paylaşırken "İran, Türkiye'nin isteğine karşı çıkıp Türkmenistan gazını doğrudan vermiyor Türkiye'ye, parayla veriyor. Türkiye bundan rahatsız. Bu diyalog işe yarasa da, gaz sorunun çözsek diyeceğiz ancak İran, Türkiye'nin bölgede yarattığı sorunları kenara yazmıştır ve Türkiye'den önce düşüneceği de Suriye'dir. Türkiye ve İran Suriye konusunda birbirlerinden bu kadar kopuklarsa birisi –Esad gitsin- derken öteki –Suriye'nin toprak bütünlüğüne, kendi iç sistemine Bayanşamazsınız- diyorsa, bu diplomatik trafiklerden çıksa çıksa diplomatik uyarılar çıkar. Türk hükümeti derhal Suriye politikasını gözden geçirmelidir. İran dahil Türkiye'nin bütün komşularıyla arası kötüdür” görüşlerini paylaştı.

© Deutsche Welle Türkçe

Hilal Köylü / Ankara

Küba’da tarihi gün

Ziyaret öncesi iki ülke karşılıklı jestler yaptı. ABD-Küba ilişkileri için bugün çok önemli bir adım atılıyor. ABD Başkanı Barack Obama, 88 yıl sonra Küba'yı ziyaret eden ilk ABD Başkanı olacak.

Obama'nın 2,5 günlük ziyareti öncesi, Havana'da yoğun hazırlıklar yapıldı. Küba bayraklarının yanına ABD bayrakları da asıldı. Kübalılar binaları boyayıp etrafı temizledi. Ancak yine de çok az Kübalının Obama'yı görmesi bekleniyor. Küba Devlet Başkanı Raul Castro, ziyaret nedeniyle kenti adeta kapattı.

Eşi ve kızlarıyla Havana'ya gelecek olan Obama kenti dolaşacak ve Küba Devlet Başkanı Castro ile buluşacak. Ayrıca Obama'nın bir beyzbol maçına da katılacağı kaydedildi.

GIGA Latin Amerika Çalışmaları Enstitüsü Direktörü Bert Hoffmann, "Obama'nın ziyareti halk için tarihi bir olay. Özellikle de yaşlılar, ‘Bunu da yaşayabildik' diyorlar” şeklinde konuştu.

En son 1928 yılında dönemin ABD Başkanı Calvin Coolidge bir savaş gemisiyle Küba'ya gelmişti. Obama ve Castro şimdi geçmişin tüm düşmanlığını toprağa gömmek istiyor.

Karşılıklı jestler

Ziyaret öncesi bazı sembolik jestler de geldi. Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodrigues Parrila, 18 Mart'ta, ABD'den yapılacak para transferlerinden artık harç ücreti alınmayacağını açıkladı.

Gönderilen paranın yüzde 10'u değerinde alınan harç ücreti uygulaması 2004 yılında Havana hükümetince başlatılmıştı. Harç ücretinin kaldırılması, ABD'deki yakınlarına maddi açıdan bağımlı olan pek çok Kübalının gelirinin artmasını sağlayacak.

ABD'yi ziyaret eden Küba vatandaşları ise gelecekte düzenli bir iş arama ya da banka hesabı açma hakkına sahip olacak. İki ülke arasında 48 yıl sonra posta servisi de yeniden başlatıldı. Ayrıca Obama, ziyaret öncesi Küba'ya yönelik bazı yaptırımları da kaldırdı.

Küba uzmanı Hoffmann, "Havana'da geçen 1,5 yıl içinde, 50 yıldan daha fazla şey değişti” diyor. ABD'den ziyaretçi akınının ekonominin gelişmesini sağladığını söyleyen Hoffmann, "Umut bu gelişmenin devam etmesi: Daha fazla internet, daha fazla dolar ve daha fazla ziyaretçi” ifadelerini kullandı.

© Deutsche Welle Türkçe

AP/DW, BS/HT

Beyaz Saray'dan saldırıya sert tepki

WASHINGTON (AA) - Price, ABD'nin Beyoğlu'ndaki terör saldırısını en sert biçimde kınadığını belirterek, "İki ABD vatandaşı bu hain saldırıda hayatını kaybetti" ifadesini kullandı.

Almanya: İstiklal ’deki saldırıda yaralananlar arasında Alman vatandaşı yok

İstanbul Beyoğlu'ndaki terör saldırısına ilişkin yazılı açıklama yapan Price, "Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diliyoruz ve yaralıların da bir an önce iyileşmesini umut ediyoruz" mesajına yer verdi.

Price açıklamasında, "ABD, en sert biçimde İstanbul'daki terör saldırısını kınıyor. İki ABD vatandaşı bu hain saldırıda hayatını kaybetti" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin bir kez daha korkunç bir terör saldırısına maruz kaldığını belirten Price, şunları kaydetti:"NATO müttefikimiz ve ortağımız Türkiye'yi sarsılmaz bir şekilde desteklemeye devam ediyoruz. Türkiye'de tekrarlanan bu terör saldırıları son bulmalıdır. Soruşturma aşamasında Türk yetkililerle yakın ilişki içindeyiz ve bu şeytani terörizme karşı birlikte çalışmak için bağlılığımızı tekrar taahhüt ediyoruz."

Dış basın İstiklal Caddesi'ndeki patlamayı böyle gördü
Patlama anı güvenlik kamerasında
İstanbul Valisi: Canlı bomba kendini patlattı, 5 ölü
İstiklal Caddesi'ndeki patlamaya yayın yasağı getirildi
Sosyal medyada yankılananlar
Türk yetkiliden 'İstiklal saldırısı' ile ilgili açıklama: İlk bulgular PKK'yı işaret ediyor
Hükümet'ten İstiklal Caddesi'ndeki saldırıyla ilgili ilk açıklama
Almanlar'ın uyarısına valilik tepki göstermişti
Sağlık Bakanı Müezzinoğlu'ndan açıklama: 5 ölü, 36 yaralı
İstiklal Caddesi'ndeki teröristin hedefi turistler miydi?
İstiklal Caddesi'ni kana bulayan canlı bomba S.Y.' mi?
İstanbul'a gezmeye gelen Başaran ailesi de İstiklal Caddesi'ndeki patlamada yaralandı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Caddesi'ndeki saldırıyla ilgili Başbakan ve Bakan Ala'dan bilgi aldı
Patlama anını gözyaşlarıyla anlattı

Erdoğan saldırılar hakkında konuştu

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları;

"(Beyoğlu'ndaki terör saldırısı) Halka açık mekanlarda gerçekleştirilen bu saldırıların amacının insanları korku ve yılgınlığa sürüklemek olduğunu gayet iyi biliyoruz. Esasen dünyada bu tarz saldırı yöntemleriyle netice almış hedefine ulaşmış hiçbir terör örgütü yoktur. Öyleyse niçin PKK, DAİŞ gibi terör örgütleri, ülkemizi bu şekilde hedef almaktadır diye düşündüğümüzde karşımıza başka güçler ve onların Türkiye'yle ilgili niyetleri çıkıyor."

"Terörün gündemine asla teslim olmayacağız. Ülke ve millet olarak hedeflerimizden kesinlikle uzaklaşmayacak, vizyonumuzu kaybetmeyeceğiz. Milletimizin birliğine, vatanımızın bütünlüğüne, devletimizin bekasına sıkı sıkıya sahip çıkarak, terör örgütlerini ve arkalarındaki güçleri Allah'ın izniyle er vaya geç hüsrana uğratacağız."

"Çatışmalarda şehit olan polislerimiz, askerlerimiz, korucularımız ile katledilen sivil vatandaşlarımız için milletimize yaşatılan acının sebebi kirli hesapların devreye konulmasıdır. İsmi farklı ama yöntemi, amacı hedefi aynı olan terör örgütleri bu planın taşeronluğunu yapmaktadır."

"Güvenlik kuvvetlerimiz daha çok çalışarak terör örgütünün eylemlerine engel oluyorlar, olacaklar. Milletçe birliğimize, beraberliğimize sahip çıkarak terör üzerinden Türkiye'yi terbiye etmeye çalışanların oyunlarını bozacağız. Gerekirse bu mücadeleyi ülke olarak tek başımıza yürütecek ama mutlaka başarıya ulaştıracağız."

"Bu menfur eylemleri organize edenler, mutlaka birer birer tespit edilecek ve adalete hesap verecekler. Millet olarak, acılarımızı yüreğimize gömüp kayıplarımızın aziz hatıralarını ömür boyu hatırlayarak, yolumuzda kararlı bir şekilde yürümeyi sürdüreceğiz."

"Kaderin ötesinde bir şey olabilir mi? Öyleyse biz kadere teslim olmuşuz, mesele o yolda yürümektir ve yürüyeceğiz. Bu zor zamanlarda bizimle birlikte olan dostlarımızı hiçbir zaman unutmayacağız. Aynı şekilde bize çekilen silahları ve onları destekleyenleri de unutmayacağız"

NE DİYECEKTİM? ALKIŞLAYACAK MIYDIM SİZİ?

"Ne deseler beğenirsiniz? 'Düşünce özgürlüğü'. Bu nasıl bir düşünce özgürlüğü ki Paris'te olduğu zaman kıyamet koparıyorsunuz. Peki Ankara veya İstanbul'da olduğu zaman niye rahatsız olmuyorsunuz? Hatta daha ileri gidip Sayın Başbakana 'Cumhurbaşkanınız da böyle konuştu, bize oradan böyle böyle dedi'. Ne diyecektim? Alkışlayacak mıydım sizi? Güzel yapıyorsunuz, bunu mu diyecektim. O paçavraları oralarda sallandırdığınız sürece, bizden bu ifadeleri duyacaksınız, duyurmaya da devam edeceğiz."

"Sayın Başbakan oradayken indirdiler paçavrayı, bu konuşmalardan sonra. Brüksel'den ayrılınca tekrar paçavrayı astılar, o teröristlerin resimlerini tekrar koydular. Bunlar nasıl dost ya, böyle dost olur mu? Bugün de Sayın Başbakan'a söyledim, dışişleri vs. bunlarla hemen yoğun bir şeye girsinler diye, nitekim girdiler. Niye? Arkadaşlar, dost, dostluğunun gereğini yapacaktır. Biz dostları çoğaltmaya niyetliyiz. Düşmanı da azaltmaya niyetliyiz. Ama bunları bilmeyenlere de haddini bildirmek bizim hakkımızdır diye düşünüyorum."